close

Eylül ayında annem yoğun bakımdayken tek bir kişiye görüş hakkı verilmişti. Ablamlar, “ailenin okumuşu etmişi görsün de bize de bir hal anlatsın” deyip beni göndermişlerdi içeri. Tam ben içeri girerken bir adam da hemşireye yalvarıyordu, “annem de benimle gelsin. Türkçe bilmiyor anlamaz doktorun dilinden” diye. O sırada hemşire de inatla “tek kişi girebilir, ya o girsin ya sen gir” demişti. Doktor’un dediğini bir diğerlerine anlatabilmek için mecburen çocuğun abisi girmişti içeri. Buna çok içerlemiştim.

Rahmetli annem Kürtçe bilirdi, ama hiç konuşmazdı. Çocukken büyüdüğüm mahallede birçok akrabamla bir otururdum. Onlara ziyarete gittiğimizde konuştukları dili anlamaz hep merak ederdim. Daha sonrasında anneme gidip ne konuştuklarını ve bana niye öğretmediklerini sorardım, cevap vermezdi. Birçok darbe görmüş bir kadının, çocuğunun başına bir iş gelmesin diye Kürtçe öğretmemesini zamanla anlıyordum. Yine de keşke öğretseymiş diyorum şimdi. Ne olursa olsun öğretseymiş. En azından o gün o hastanedeki kadını yanıma alır girerdim yoğun bakım odasından içeri…

Emrah Ateş

2017 Aralık

 

Emrah Ateş

Yazar Emrah Ateş

Yorumlar