close

En sevdiğim şair Orhan Veli 104 yaşında! Nasıl sevilmez yahu nasıl, mahallesindeki ağaca bile şiir yazan bir adam nasıl sevilmez değil mi? Onunla sevdim şiiri. İlk şiirlerimi onu tanıdıktan sonra yazdım. Yazdıklarımı onun yazdıklarıyla kıyaslayıp ilk ondan utandım. Sonra bir vesikalığını gördüm birgün, uzun uzun baktım ona. Ve ödeştim onunla, bir şiir yazdım Orhan Veli için; hem edebiyat hesaplaşmak değil midir?

“Ne gereği vardı vesikalıklarda gülmenin
Devlet dairelerinde kullanılacaksa”

Geçtiğimiz yıllarda bir üniversitede “Homeros’tan Bize Kalan” isimli bir radyo programı yapıyordum. Bu programda her hafta bir yazar seçer, onunla ilgili araştırmalar yapar ve elimden geldiğince bilgiler verirdim. O dönem Orhan Veli’yi anlatmak istediğimde neredeyse onunla ilgili tüm röportajları, makaleleri okumuştum. Ama Orhan Veli’yi tanımak için evvela Haluk Oral’ın “Bir Roman Kahramanı Orhan Veli” kitabını okumak gerektiğini belirtmeden geçmeyeyim. Hatta şimdi yazacağım birçok bilgi yine o kitaptandır. Yazarına tekrar minnetimi sunarım.

Bilhassa bu kitapta yaşadığı aşkları, çocukluğu, gençliği, bilinmeyen yönleri ve ölümüyle ilgili yıllardır süren o tartışmaların gerçek yüzünü açıklar Haluk Oral. Dahası, Orhan Veli’nin bir şiirinde söylediği “adını söyleyemem, edebiyat tarihçisi bulsun” dediği aşkını bulmuştur Haluk Oral. Hepsini yazmayacağım tabii ki buraya, merak eden gidip kitabı alıp okusun canım…

 

Orhan Veli benim için biraz da Müşfik Kenter olmuştur hep. Çok isterdim kendisinin sesinden Orhan Veli şiirlerini dinlemeyi. Hem hangimiz bir dönem Müşfik Ustayı Orhan Veli zannetmedi ki değil mi? Bir yandan dinlerken bir yandan da okuyalım o zaman;

https://www.youtube.com/watch?v=xGN6mF9KHRo

Tarihler 13 Nisan’ı gösterdiğinde henüz Türk Edebiyatı bile farkında değildi yıllar sonra yaşayacağı değişimin. Çünkü o tarihte bir bebek ilk şiirini fısıldadı dünyaya ağlayarak; Orhan Veli, 13 Nisan 1914’te Beykoz’a bağlı Yalıköyü’nün İshakpaşa Yokuşu’nda bulunan 9 numaralı konakta dünyaya geldi.

Sanat onun içindeydi. Babası Cumhurbaşkanlığı Orkestra şefiydi.

İlkokuldan sonra Ankara lisesinde yatılı okudu. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öğrencisydi. Tanpınar onu yazmaya teşvik etmişti. Oktay Rıfat ve Melih Cevdet’le ise lisede tanıştı. Kim derdi ki bu isimler bir gün edebiyatta devrim yapacaktı. İlk atılımlarını o zaman yaptılar; lisedeyken “Sesimiz” isimli bir dergi çıkardılar.

Mezuniyet döneminde Atatürk’ün de içinde bulunduğu bir heyet onları tarih sınavına tutar. Oktay Rıfat, Orhan Veli ve Aydın Sayılı sınıf arkadaşlarıdır. Aydın Sayılı kim mi? 5 TL’nin arkasındaki kişi işte canım. Atatürk kendisini çok sever ve yurt dışına gönderilip bilim adamı olmasını ister. Olmuştur da!

Orhan veli liseden itibaren çokça tiyatroyla ilgilendi. Birçok oyunu sahneye koydu. Hatta 17 yaşındayken Beykoz’daki yalılarının bahçesinde bir tiyatro kurdu ve tüm mahalleye oyunlar oynadı. Melih Cevdet’in tiyatro sevdiğini duyan Orhan Veli gidip onunla arkadaş olmak istediğini söyler. Beraber tiyatrolara giderler. Hatta lisedeyken “Zor Nikâh” isimli bir oyunda beraber rol alır ve Atatürk’ün karşısında oynarlar.

 

Orhan Veli 16 yaşındayken annesinden para alıyor kendisine Kumkapı’dan sandal alıyor. İki kişi kürekle çek çek gece ediyorlar. Bebek’e vardıklarında Orhan Veli mahallenin karpuzcusunun kazancını hesap etmek için karpuzcu gibi bağırmaya başlıyor ama gel gör ki kimse karpuz istemiyor. Orhan Veli o günden sonra avuçtaki nasırın alın terinin ne olduğunu anlıyor.

Sabahattin Eyüboğlu İstanbul Üniversitesine doçent olarak atandığında Orhan Veli orada öğrencidir. Yaşamı boyunca Orhan Veli’ye en çok o kol kanat gerer.. Bunda mezar işlerini halletmek de dahil. Sabahattin Eyüboğlu aynı zamanda Nazım Hikmetle de yakın dosttur ama Eyüboğlu memur, Nazım ise hapistedir. Dostlukları şifreli mektuplarla sürer.

Eyüboğlu ve Orhan Veli bir süre sonra Hasan Ali Yücel’in kurduğu tercüme bürosunda beraber çalışmaya başlarlar. Hatta aynı büroda üniversite arkadaşı Erol Güney de vardır. Bir süre sonra Orhan Veli, Erol Güney’in baldızı Bella’ya âşık olacaktır. Hatta sere serpe şiirini Bella’ya yazmıştır. Hatta Bella’ya yazığı bir mektupta her cümle B harfi ile başlar. Jeste bak!

Hasan Ali Yücel istifa ettiğinde onlar da büroyu bırakırlar. Bu dönemden sonra da Orhan Veli’nin ciddi maddi sıkıntıları başlar.

Necati Cumalı bu istifayı şöyle anlatır; Orhan Veli, tercüme bürosuna gelip yeni müdürün önünde bir şişe şarap kırdı ve çekip gitti.  Bir daha da gelmedi…

Emrah Ateş
13 04 2018

 

not: Google’de bugüne özel güzel bir jest geçmiş.

Tags : aydın sayılıhaluk oralhasan ali yücelnazım hikmetnecati cumalıorhan velisabahattin eyüboğlu
Emrah Ateş

Yazar Emrah Ateş

Yorumlar