close

Sabahattin Ali katledileli 70 yıl oldu bugün.
Niye “öldü” demedim?
Saygısızlık mı ettim ona?
Hayır, hiç sanmıyorum !
Çünkü normalleştirmek istemiyorum. Ona yapılanı normalleştirmek istemiyorum.

Sevdiğim bir yazarın kitabını okumuş bile olsam, ölüm ve doğum günlerinde yeniden o kitapları açar altı çizili cümlelere bakarım. Hatta ben de herkes gibi o malum sosyal medya furyasına kapılır, kendi hesaplarımda da paylaşırım bunları. Gocunmuyorum, üzülmüyorum da. Güzel olanı paylaşmak gerekir; her konuşulanı dert etmeyin; kulağınızı tıkayın.

Ama bugün canım için iki kere yandı. Çünkü Sabahattin Ali’nin en sevdiğim eseri olan İçimizdeki Şeytan kitabı kitaplığımda yok! Son zamanlarda başımdan ev taşımak gibi büyük bir bela geçti. O sırada yanlış bir yere mi koydum, kitaplıktaki diğer yüzlerce kitabın arasında ve ben mi görmüyorum bilmiyorum ama bulamıyorum işte. Kitaplarımın başına bir iş geldiği zaman bir yakınımı kaybetmiş gibi oluyorum. Benim gibileri vardır illa ki aranızda, anlarsınız beni. Sait Faik’in de dediği gibi “ölüye ağlayamayan insanların çaresizliğine bürünüyorum”

Yerine yenisini koyarsınız diyorlar. Konmaz efendim. Senin olan bir kitabın yerini başka bir kitap tutmaz. Yenisi, eskisi gibi olmaz çünkü. Bazı şeyler değerlidir. Parayla satın almışsınızdır ama siz onu aldıktan sonra bambaşka bir değeri oluşur. Çocuğunuzun ilk oyuncağı, ilk kıyafeti gibi. Hepsine para vermişsinizdir ama çocuğunuz 30 yaşına da gelse bir yerlerde saklıdır işte; kıyamazsınız atmaya. Bir şeyler sizin için hep başka kalacaktır.

Otoparkın anahtarını da bulamıyorum mesela. Ama üzülmüyorum. Çünkü onun yerine yenisi konur. Ben de bir anısı yok. Bir değeri yok. Yalnızca olmaması, ihtiyacım olduğunda işimi zorlaştırır o kadar.

15 sene oluyordur herhalde İçimizdeki Şeytan’ı okuyalı, onun altına çizgiler çizeli… İnsan yaş aldıkça kitabın altına çizdikleri satırları bile değişiyor. Bu yüzden arada bir eski kitaplarımı açıp önceden nelerin altını çiziyor muşum diye de bakıyorum. Benim zaman yolculuğum da bu şekilde işte n’aparsınız! Şimdi biliyorum ki kitabı yeniden alsam aynı çizgilerin altını çizemeyeceğim bile. Bir şeyler kaybolup gitmiş olacak hep.

Bir şeyler, bambaşka şeyler…

Ülkü Tamer’i de kaybettik dün. Altını çizeceğimiz yeni şiirler yazamayacak artık. Biz, bize kalanla yetineceğiz.
Her şey bazen öyle zor geliyor ki insana, size de öyle olmuyor mu hiç?

Emrah Ateş

02 04 2018

Tags : sabahattin aliülkü tamer
Emrah Ateş

Yazar Emrah Ateş

Yorumlar