close

İsmail Devrim yakın zamanda intihar eden bir baba. Oğluna okul pantolonu alamadığı için oğlu okuldan atılıyor, baba ise durumu öğrenince bunu gururuna yediremeyip intihar ediyor. Yaşadığımız hayat bazen insanı içinden çıkılmaz hale getirebilir. Elbette tüm sorun yalnızca pantolon değildir, kişinin hayatına eğildiğimizde onlarca belki yüzlerce onu bu duruma iten sorunlarla karşılaşabiliriz. Ama ben başka bir konudan bahsetmek istiyorum; Hassasiyetsizlikten…

Hassasiyet, o çocuğun okulun alınmamasını engellerdi. Kimse mevcut durum ne olursa olsun, gerçekten parası olduğu halde pantolonsuz bile geliyor olsa o çocuğun okuldan atılmasına sebep olamaz. Yetişme çağında bir çocuğun onurunu, gururunu ayaklar altına alıp onda derin yaralar açamaz. İlkokulu okul aile birliğinin yardımıyla geçiren biri olarak söylüyorum bunu. O günlerle ilgili hafızamda derin yaralarım var:

Yardım zamanlarında isim listelerindeki çocuklar çağrılırdı sınıfta. İsimlerin okunacağı günler okuldan kaçardım ya da adımı duymamazlıktan gelir çoğu zaman da ihtiyacım olduğu halde “ihtiyacım yok hocam” derdim utancımdan. 8. sınıfın son günü okul müdürü “aidatını ödemeyenler sınıfa girmesin” diye anons yapmıştı biz bahçede beklerken. Hepimiz karne alacağız diye çok heyecanlıydık ve takdir getirecektim eve her zamanki gibi. Ama okula girmemiştim, girememiştim. Okul döneminde defalarca aidat istenmişti ama ben babama aidatı istediler diyememiştim. Giremezdim bu konulara. Gecekonduda yaşayanlar bilir böyle bir evde yaşamanın erkek çocuklarına çöken fakir hüznünü. İsteyemezler öyle ana-babadan bir şey. Okulun son günü bu yüzden kimseyle vedalaşamadan çektim gittim. Aradan 14-15 yıl geçti ama ben o günleri unutmadım, unutamadım. Arkadaşlarımla vedalaşamamanın hüznünü hep hissettim üzerimde.

Şimdi İsmail Devrim’in oğlunun yerine koyuyorum da kendimi, bir pantolon yüzünden okula alınmayışının o kahredici acısını o kadar iyi hissediyorum ki.. Hassasiyet yaşamımız için çok önemli arkadaşlar, çok! O yüzden bilhassa öğretmenlere seslenmek istiyorum; öğrencilerinizi bir çiçeği büyütür gibi büyütün lütfen. Onlar kırılgan, çok kırılgan. Bazen siz yetişemiyorsunuz görmeye ama onlar bir süre sonra soluyor, öyle devam ediyor yaşamlarına. Sebebinin siz olduğunu bilmiyorsunuz bile. Belki de bu yüzdendir durmadan çocuklara yönelik okul çocuklarına yönelik yardımlar düzenliyorum ya da katılıyorum; o günlerin acısını çıkarır gibi…

 

Emrah Ateş

24.09.2018

Tags : fenerbahçehassasiyetismail devrim
Emrah Ateş

Yazar Emrah Ateş

Yorumlar