close

Toplu taşımada elimde defter, şiir yahut ona benzer şeyler yazıyordum az önce (utandı da kıvırdı) camdaki yansımadan şöyle bir içeriyi dikizledim de, millet yazan birini görünce bir tuhaf bakıyor hala. Meraklı mı desem, alaycı mı desem bilemiyorum. Şiir hala birçoğu için erkek adamın yazmayacağı ama yazanından araklayıp kendi sevgilisine, karısına, dostuna falan mesajla göndereceği bir şey. Ufak bir anı anlatayım,

Askerdeyken kitabım olmasa bile elimden hiç kitap ve türevi şeyler düşmediği için bazı arkadaşların sevgilileriyle nasıl konuşmaları gerektiğini ben söyler, onlara tatlı sözler öğretirdim. Bir gün adaşım bir tsk’zede yanıma gelip şöyle dedi;

-Yav Zeko(lakabım) kız benden ayrılacak, sen şair adamsın (ki asla değilim ) bir şiir söyle de mesaj atayım kıza!

Kendimi o zamanlardan nimetten saymadığım için Cemal Süreya’dan bir şiir söyledim, dedim gönder. Ama mesajla değil mektupla. Geç olsa da tesirli olur. Bazı yaralar zamanla iyileşir çünkü. Kabul etmedi haliyle…

-Yav abi o nedir öyle ya, Cemal Süreya’da kimdir? Yok mu bilindik kimse?

Dedim yaz lan Cengiz Kurtoglu’ndan yalancı baharın yalan çiçeğini.

Yazdı. Tuhaftır, barıştılar. Sonrası ne oldu bilmiyorum.

 

Emrah Ateş

2011-2016

Tags : cemal süreya
Emrah Ateş

Yazar Emrah Ateş

Yorumlar